Peygamber Efendimizin (sav), “Bir Müslüman bir ağaç dikerse, ondan yenilen her şey onun için sadakadır.” hadisini hatırlatan ÇOPUROĞLU, “Bir fidan dikmek; toprağa bir iyilik, geçmişimize bir rahmet, geleceğimize bir nefes bırakmaktır.” dedi.
Ağacın kökleriyle aile ve medeniyet arasındaki güçlü bağa dikkat çeken ÇOPUROĞLU, “Kökü sağlam olanın gölgesi geniş olur. Biz de köklerimizden aldığımız güçle, geçmişimizin hatırasını yaşatırken geleceğimizin yarınlarını yeşertmek istiyoruz. Bugün diktiğimiz her fidan, çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız bir vefa mirasıdır.” ifadelerini kullandı.
Fidan dikmenin hayatımızda güzel bir geleneğe dönüşmesi gerektiğini belirten ÇOPUROĞLU, “Doğum günlerinde sevdiklerimize bir fidan hediye edebilir, yeni doğan evlatlarımız adına bir ağaç dikebilir, vefat eden yakınlarımızın sene-i devriyelerinde onların adına bir fidanı toprağa emanet edebiliriz. Böylece sevinçlerimizi de hüzünlerimizi de rahmete ve kalıcı bir iyiliğe dönüştürebiliriz.” dedi.
ÇOPUROĞLU, sözlerini şöyle tamamladı:
“Bizden öncekilerin diktiği ağaçların gölgesinde büyüdük. Şimdi biz de bizden sonrakilerin gölgesinde huzur bulacağı ağaçlar dikiyoruz. Geçmişimizi rahmetle yâd ederken geleceğimizi fidanlarla yeşertelim. Çünkü bir fidan, yalnızca toprağa değil; hatıraya, duaya ve yarınlara kök salar.”