16 Ocak 2026, Cuma
18:14

MHP KAYSERİ MİLLETVEKİLİ BAKİ ERSOY’UN, TBMM GENEL KURULUNDA, 2024 MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUN TEKLİFİNİN 2. MADDESİ ÜZERİNE KONUŞMA YAPTI

KAYSERİ
MHP KAYSERİ MİLLETVEKİLİ BAKİ ERSOY’UN, TBMM GENEL KURULUNDA, 2024 MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUN TEKLİFİNİN 2. MADDESİ ÜZERİNE KONUŞMA YAPTI
2024 Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifinin
2. Maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz
almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi ve
ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milletinin tüm
fertlerini saygıyla selamlıyorum.

2024 Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanun Teklifinin
2. Maddesi üzerine Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz
almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinizi ve
ekranları başında bizleri takip eden yüce Türk milletinin tüm
fertlerini saygıyla selamlıyorum.
Bugün; sanayicimizin, esnafımızın, çiftçimizin ve üretim
çarkını ayakta tutmak için gece gündüz emek veren tüm
kesimlerin sahadan bizlere ilettiği talep, beklenti ve tespitleri
Gazi Meclisimizin dikkatine sunmak istiyorum.

2
Küresel ölçekte yaşanan ekonomik dalgalanmalar; enerji
maliyetlerindeki artışlar, emtia fiyatlarında yaşanan belirsizlik,
tedarik zincirlerinde meydana gelen aksamalar ve finansmana
erişimdeki küresel sıkılaşma, bugün yalnızca ülkemizi değil,
dünyanın pek çok ülkesini derinden etkilemektedir. Türkiye de
bu küresel konjonktürden elbette payını almaktadır. Ancak
altını özellikle çizmek isterim ki; ülkemizin en büyük gücü,
her türlü zorluğa rağmen üretmekten vazgeçmeyen sanayicisi,
tarlasını boş bırakmayan çiftçisi ve kepenk kapatmayan
esnafıdır.

3
Sanayicilerimizle gerçekleştirdiğimiz istişarelerde,
özellikle ihracat yapan firmalarımızın, döviz kurundan ziyade
artan işçilik maliyetleri nedeniyle rekabet gücünde
zorlandıkları ifade edilmektedir. İş gücü maliyetlerinin
doğrudan maliyet yapısını etkilediği bu süreçte, nitelikli
eleman bulma sorunu da sanayicimizin önünde önemli bir
başlık olarak durmaktadır. Bu tablo, firmalarımızı üretimi
sürdürülebilir kılmak adına yeni arayışlara yöneltmekte;
istihdamı koruyacak ve verimliliği artıracak desteklerin
önemini bir kez daha ortaya koymaktadır.

4
Öte yandan, piyasa koşulları birçok üretici firmamızın
bilançosunu olumsuz etkilemiş; borçluluk oranlarını artırmış
ve kredi notlarında düşüşlere yol açmıştır. Bu durum, kredilere
erişimi zorlaştırmakta; özellikle üretim ve ihracat odaklı
firmalarımız açısından ilave bir baskı oluşturmaktadır.
Üretimin, istihdamın ve ülkemizin ekonomik direncini
korumak için yerli firmalarımızı desteklememiz büyük önem
arz etmektedir.

5
Sanayicilerimizin dikkat çektiği bir diğer önemli husus
ise lojistik ve nakliye maliyetlerindeki ciddi artıştır. Bugün iç
piyasada dahi navlun fiyatlarının rekabet gücünü zayıflattığı,
bazı durumlarda yurt dışından gelen ürünlerin yerli ürünlere
kıyasla daha avantajlı hâle gelebildiği ifade edilmektedir. Bu
durum, yerli üretimin korunması ve desteklenmesi açısından
lojistik maliyetlerin de bütüncül bir bakış açısıyla ele
alınmasını gerekli kılmaktadır.

6
Üretici firmalarımızın sahada karşılaştığı sorunlardan biri
de çalışanların adına gelen icra bildirimleri ve işlemlerin
işveren sorumluluğunda olmasıdır. Personellerin icra
bildirimlerinin zaman zaman firmalara ulaşmadan doğrudan
banka hesaplarına haciz olarak yansıması işletmelerin günlük
nakit akışını aksatmakta ve üretim süreçlerinde ciddi
mağduriyetler doğurabilmektedir. Aynı zamanda çalışan
açısından bakıldığında, işverenlerin bu yükümlülükten
kaçınma endişesiyle borçlu kişileri istihdam etmekten
çekindiği; bunun da halihazırda ekonomik zorluk yaşayan
vatandaşlarımızın iş bulamamasına ve borçlarını
ödeyememesine yol açtığı görülmektedir.

7
İcra tahsilatlarının mümkün olduğunca çalışanın şahsi hesabı
üzerinden yürütülmesi hem bürokrasiyi azaltacak hem de
firmalarımızın üretim düzenini koruyacaktır.
Finansmana erişim noktasında bankalara uygulanan kredi
büyüme kriterlerinin de reel sektör üzerinde baskı oluşturduğu
görülmektedir. Özellikle üretim yapan firmalar ve KOBİ’ler
için belli ölçüde esneklik sağlanması, sektöre özel kredi
modellerinin geliştirilmesi ve üretimi önceleyen finansman
araçlarının güçlendirilmesi, ekonominin sağlıklı bir şekilde
yoluna devam edebilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

8
İhracat yapan firmalarımız açısından bir diğer önemli
başlık ise gelir ve borçlanma para birimi arasındaki
uyumsuzluktur. Döviz geliri olmayan firmaların dövizle
borçlanmak zorunda kalması, mevcut küresel şartlarda ciddi
maliyetler doğurabilmektedir. Bu noktada, firmaların gelir
yapısına uygun kredi mekanizmalarının geliştirilmesi ve
finansal risklerin azaltılması, ekonomik istikrar açısından
fayda sağlayacaktır.

9

Sayın Başkan, değerli Milletvekilleri;
Çiftçilerimiz son yıllarda yaşanan kuraklık, don, sel ve
benzeri doğal afetler nedeniyle ciddi kayıplar yaşamıştır.
Yeterli ürün hasadı yapılamayan bölgelerde, tarım
kooperatiflerine ve bankalara olan borçlar çiftçimiz için ağır
bir yük hâline gelmiştir. Afetlerden etkilenen çiftçilerimize
yönelik borç erteleme, faiz indirimi ve yapılandırma gibi
kolaylıkların sağlanması, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği
açısından hayati önemdedir.

10
Aynı şekilde sanayicilerimiz, esnafımız ve çiftçilerimiz
açısından vergi ve SGK borçlarına uygulanan faiz yükü de
sahada sıkça dile getirilen önemli bir başlık olarak karşımıza
çıkmaktadır. Daha önce matrah artırımı ve yapılandırma
imkânlarından faydalanmış olmasına rağmen, küresel
ekonomik şartlar nedeniyle borçlarını ödemekte güçlük
yaşayan mükelleflerin, belirli kriterler çerçevesinde yeniden
değerlendirilmesi; ayakta kalmayı başaran işletmelerin
üretime, istihdama ve ekonomiye katkı sunmaya devam
edebilmesi açısından büyük önem arz etmektedir.
Bununla birlikte, vergi mükelleflerinden gelen bir diğer
yaygın talep de kapsamlı bir vergi ve SGK yapılandırması ile

11
matrah artırımı imkânının yeniden hayata geçirilmesidir. Bu
yönde atılacak adımların, hem mükelleflerin beklentilerini
karşılayacağına hem de ekonomik canlılığa katkı
sağlayacağına inanıyoruz.
Bu süreçte emeklilerimiz, dar gelirli vatandaşlarımız ve
asgari ücretle çalışan vatandaşlarımız için gerekli
değerlendirmeler yapılarak ilave desteklerin hayata geçirilmesi
yerinde olacaktır.

12
Burada emeklilerimiz için ayrı bir parantez açmak
istiyorum. Yıllarca çalışmış, devleti milleti için emek vermiş
ve görev süresini doldurarak emekliye ayrılmış
vatandaşlarımızın refahını sağlamak, bizlerin boynunun
borcudur. Son yıllarda kovid 19 pandemisi ile başlayan
küresel büyük kriz ve ardından ülkemizde yaşanan yüz yılın
felaketi depremler ve diğer afetler mali disiplini ciddi düzeyde
bozmuş ve birçok kesim bu durumdan doğrudan etkilenmiştir.

13
Kayserideki emekli vatandaşlarımızla da zaman zaman
bir araya gelip yaptığımız sohbetlerde onların yaşam şartlarını
konuşuyor nasıl bir mücadele ve hayat şartları ile olduklarına
şahit oluyoruz. 16 milyon emeklimizin sadece 640 bini 25.000
tl üzeri maaş almaktadır. Hayat şartlarını göz önüne
aldığımızda emekli maaşlarında ciddi bir artış yapılmasının
emekliliklerimizin haklı talepleri olduğunu görüyoruz. Aksi
hâlde mevcut ekonomik şartların bu kesimler üzerindeki yükü
artacak ve sosyal refahın korunması noktasında ilave
tedbirlerin gerekliliği daha belirgin hale gelecektir.
Ayrıca 1. Dereceye gelen memurlarımızın tamamına
3600 ek gösterge talebimiz ve ev hanımlarına prim desteği

14
verilerek emeklilik haklarının sağlanması bir diğer
talebimizdir.
Bunların yanında, esnaf ve çiftçilerimizin emeklilik
bağkur prim sayısının düşürülmesi emektar esnaf ve
çiftçilerimizin yararına olacak bir başka düzenleme olacaktır.

Son olarak staj ve çıraklık konusuna değinmek istiyorum.
Staj ve çıraklık dönemleri, gençlerimizin meslek öğrendiği,

15
üretime fiilen katıldığı ve sosyal güvenlik sistemine resmî
olarak dâhil edildiği süreçlerdir. Bu dönemlerde yapılan
sigorta girişlerinin emeklilik başlangıcı olarak kabul
edilmemesi, aynı tarihte çalışmaya başlayan vatandaşlarımız
arasında açık bir adaletsizliğe yol açmaktadır. Devlet
kayıtlarında mevcut olan ve fiilî çalışmaya dayanan bu
sürelerin yok sayılması, hakkaniyetle bağdaşmamaktadır. Staj
ve çıraklık sürelerinin emeklilik hesabında değerlendirilmesi
hem mesleki eğitimi teşvik edecek hem de uzun yıllardır dile
getirilen haklı bir beklentiyi karşılayacaktır. Yeni yılda bir
kanuni düzenlemenin yapılacağını umuyor, imkanlar
doğrultusunda bu mağduriyetin giderileceğine inanıyoruz.

16
Cumhur İttifakı olarak bizler; üretimi, istihdamı, emeği
ve sosyal adaleti birlikte gözeten bir anlayışla hareket
ediyoruz. Bugün burada dile getirdiğimiz hususlar; sahadan
gelen, gerçek, yapıcı ve çözüm odaklı taleplerdir.
İnanıyoruz ki; devletimiz, milletimiz ve üreticimiz el ele
verdiğinde, bu küresel zorlukların da üstesinden gelmeye
devam edeceğiz.
Bu duygu ve düşüncelerle 2026 yılı bütçesinin hayırlara vesile
olmasını diliyor, genel kurulu saygılarımla selamlıyorum.

Haber Görselleri

MHP KAYSERİ MİLLETVEKİLİ BAKİ ERSOY’UN, TBMM GENEL KURULUNDA, 2024 MERKEZİ YÖNETİM KESİN HESAP KANUN TEKLİFİNİN 2. MADDESİ ÜZERİNE KONUŞMA YAPTI - Görsel 1

Benzer Haberler