2 Mart 2026, Pazartesi
21:06

Yerel basın, bu ülkenin vicdanıdır. Büyük manşetler uzaklarda atılırken, hayatın tam ortasındaki sorunları yerel gazeteler yazar. Yerel kanallar gösterir. Yerel radyolar anlatır.

Ama en çok da yalnız bırakılır.

Yerel radyo; bütçesiyle değil, inadıyla yayın yapar.

Yerel televizyon; teknik imkânlarıyla değil, emeğiyle ayakta kalır.

Yerel gazete; tirajıyla değil, hafızasıyla yaşar.

Reklam yok denecek kadar azdır.

Destek sınırlıdır.

Ama beklenti büyüktür.

Yerel basın; sabah ilk açılan, gece en son kapatılan kapıdır.

Haber beklenir, ses beklenir, duruş beklenir.

Ama o duruşun bedelini kimse sormaz.

Yerel radyoda bir programcı sadece konuşmaz.

Editördür, spikerdir, teknisyendir, bazen de muhasebecidir.

Yerel televizyonda bir muhabir yalnızca çekim yapmaz; montajı da yüklenir, yayına da girer.

Yerel gazetede bir kalem; yazıyı da taşır, gazeteyi de dağıtır.

Buna rağmen yerel basın, eğilip bükülmez.

Çünkü bilir:

Eğilirse, şehir susar.

Yerel basını küçük görenler şunu unutur:

Ulusal dediğiniz her mecra, bir gün yerelden çıktı.

Yereli zayıflayan bir ülkenin, merkezi güçlü olmaz.

Buradan açıkça söylüyorum:

Yerel basın yardım istemiyor.

Hak ettiği değeri istiyor.

Reklam pastasında pay,

Kaynakta adalet,

Ve en önemlisi saygı istiyor.

Yerel basın ayakta kalmazsa;

Kent hafızası çöker,

Toplum sağırlaşır.

Ve biz, buna razı değiliz.

Çünkü yerel basın, hâlâ dik duruyor.

Ve dik duranlar, er ya da geç tarihe not düşer.

YAZARIN DİĞER MAKALELERİ