Bu istekler insanı değerlerinden mahrum bırakıp yalnızlaştırmakta. Bizi besleyen köklerimizi yok etmektedir. İslam inancı insanın hayatını düzenleyip disipline eder kötülüklerden ve zarardan uzaklaştırır. Geleceğe umutla bakmamızı sağlar, çünkü umut Müslümanlığın temelinde vardır. Maalesef bunu bile isteye yaşantımızı inancımıza göre şekillendirmekten korkuyoruz. Bağımlısı olduğumuz hazlar bizi nefsimize yenik düşürüyor. Allah’ın bizlere emanet ettiği bedene ihanet ediyoruz. Dünyaya gönderilme sebebimizi, imtihan olduğumuzu unutmamalıyız. Libido odaklı modern aşk sadece bencillikten başka bir şey değil. Aşkın o enerjisini, inancın şefkati ve geleneğin vakarıyla terbiye etmedikçe ne huzurlu bir aile ne de güçlü bir toplum inşa etmek mümkün.
Aşkın hırçın dalgalarında boğulmaktan kaçınıp sevginin durgun limanına sığınmayı tercih etmemiz gerekmez mi? Libidonun esiri olmak yerine sevginin şefkatli kollarına bırakmak daha akıllıca olmaz mı? Kısa süreli aşklar yerine ömürlük sevdayla yaşanmaz mı? İnsanlarımızın ihtiyacı olan inancın merhameti ve törenin sadakatiyle yoğrulan bir gönül gelecek nesillere miras bırakmalıyız.
"Aşk, anlık bir kıvılcım. Sevgi, sabır ve sadakat ile harlanan korlu bir ocak."