İnsanın mabedi
İnsanın ibadeti her hâl üzerine şekillenir, beden ve ruhun zihin ve kalbin salatı eylemsel olarak değişim içinde ayrılmaz bir bütündür
BÜYÜKŞEHİR, 57 ŞEHİRDEN GELEN AKADEMİSYENLERE KÜLTÜR YOLU GEZİSİ İLE KAYSERİ’Yİ TANITTI
KAYMEK, 2026 BAHAR DÖNEMİNDE 6 BİN KURSİYERE ULAŞTI
BÜYÜKŞEHİR’İN YENİLEDİĞİ SARIMSAKLI BARAJI MESİRE ALANI’NA KAYSERİLİLERDEN TAM NOT
MELİKGAZİ, KÜLTÜR VE SANAT HAYATINA ZENGİNLİK KATMAYA DEVAM EDİYOR
KOCASİNAN’DA SOKAK HAYVANLARINA 25 BİN METREKARELİK EN KAPSAMLI MODERN YAŞAM ALANI
Uzman yazarlarımızın kaleme aldığı güncel ve bilgilendirici makaleler.
İnsanın ibadeti her hâl üzerine şekillenir, beden ve ruhun zihin ve kalbin salatı eylemsel olarak değişim içinde ayrılmaz bir bütündür
Aynalar sadece dış görünüşümüzü yansıtmaz;
Eylül geldi. Yapraklar dökülmeden, vatandaşın cebindeki para döküldü.
Her radyo programının kendine has bir ruhu vardır. Kimi coşturur, kimi düşündürür, kimi ise sadece arka planda duran bir sestir. Ancak "Laf Aramızda", benim için, bir programdan çok daha fazlası. O, bir dost meclisi, içten bir sohbet ve en önemlisi, şiirin en güzel hallerini kelimelere sığdıran bir liman.
Galatasaray, Kayseri’de net bir skorla galip geldi: 0-4. Bu sonuç sadece bir mağlubiyet değil, Kayserispor’un aynaya bakma fırsatıydı.
İnsan ilişkilerinde en çok yoran şey, kalbin mi konuştuğunu yoksa çıkarların mı yön verdiğini ayırt edememektir. Bir bakış bazen içtendir, bazen hesaplıdır. Bir tebessüm bazen ruhu ısıtır, bazen sadece bir oyunun parçasıdır. Biz çoğu zaman bunu anlamak için gecikiriz; çünkü samimiyetin ışığına inanmak isteriz.
Merhamet, kalpten bakmak, kalbiyle nazar etmek ve öze ulaşmaktır. Koşulsuz sevginin tezahürüdür. Ancak bizler genellikle dış odaklı oluruz ve kendi yaralarımızı iyileştirmek yerine, başkalarının acılarında şifa ararız. Bu, bazen iyi olsa da çoğu zaman kendimizi kendimizden uzaklaştırmamıza yol açar. İyileşme, dışarıda değil, içimizde başlar. Karşılıklı akışta gelişen bu duygu, doğru yönde bir adım olabilir, fakat asıl şifa içsel yolculukla mümkündür.
İnsanlar dünyayı kalplerinin haritasıyla okur; herkes kendi beklentisiyle görür hayatı. Gözleri ruhunun aynasıdır, ama çoğu zaman aynalar kırık… Bir bakışta, bir sözde, bir davranışta neyi görmek isterse onu görür; gerçeği değil. Hayal kırıklıkları bu yüzden derindir, sevinçler bu yüzden nadir… Karşımızdaki insan, bizim istediğimiz gibi davranmaz; onun kendi iç dünyası, kendi duyguları, kendi sınırları vardır. Bizse onu kendi beklentilerimizin filtresinden geçirir, kendi hislerimizi yanlış yorumlar, çoğu ilişkide sessizce yorgun düşeriz.