24 Temmuz: Mikrofonun Arkasında da Bir Mücadele Var
Bugün 24 Temmuz... Takvimler Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı gösteriyor. Ben ise bugünü, sadece gazetelerin değil, radyoların da günü olarak görüyorum.
BÜYÜKŞEHİR’İN MÜZELERİ, TÜRKİYE KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ BOYUNCA ÜCRETSİZ
BAŞKAN BÜYÜKKILIÇ, ERCİYES’TE DAĞ KIZAĞI PROJESİNİ İNCELEDİ: EN UZUN VE EN BÜYÜK RAY YERİNE OTURDU
TALAS’TA GECE MÜZECİLİĞİ SEVİLDİ
Muğla’da maden sahasında iş kazası: Kayserili genç işçi hayatını kaybetti
BÜYÜKŞEHİR ZABITA’DAN, ZABITA HAFTASI’NA ÖZEL ETKİNLİKLER
Uzman yazarlarımızın kaleme aldığı güncel ve bilgilendirici makaleler.
Bugün 24 Temmuz... Takvimler Gazeteciler ve Basın Bayramı'nı gösteriyor. Ben ise bugünü, sadece gazetelerin değil, radyoların da günü olarak görüyorum.
Uluslararası zirveler, yalnızca verilen aile fotoğrafından ibaret değildir. O fotoğrafın arkasında saatler süren pazarlıklar, diplomatik hesaplar ve ülkelerin geleceğini etkileyecek kararlar vardır. NATO zirveleri de tam olarak böyledir.
Çünkü sürekli başkalarının beklentilerine yetişmeye çalışırken, kendi sesini duyamaz hâle geliyor. Alkış beklediğimiz yerlerde sessizlik buluyor, sevgi aradığımız yerlerde yalnızlıkla karşılaşıyoruz. Sonra da "Ben ne zaman değiştim?" diye soruyoruz.
Ne garip bir çağda yaşıyoruz... Artık insanlar yüzlerini değil, hislerini gizliyor. Gülümsüyorlar ama mutlu değiller. "Yanındayım." diyorlar ama en çok ihtiyaç duyduğun anda ortada yoklar. Sevgiyi kelimelerle süslüyorlar, davranışlarla eksiltiyorlar.
Hepimiz aynı yirmi dört saatin içindeyiz. Kimi zaman "Vaktim yok." diyerek günün peşinden koşuyor, kimi zaman da zamanın nasıl geçtiğini anlayamıyoruz. Oysa asıl soru şudur: Zaman mı bizi sürüklüyor, yoksa biz mi zamana yön veriyoruz?
Hayatta bazı yollar dümdüz değildir. Kimi zaman yokuşlarla, kimi zaman fırtınalarla karşılaşırız. Çoğu insan yolun zorluğuna bakıp geri dönmeyi düşünür. Oysa bazen yolun zor olması, yanlış yolda olduğumuzun değil; içimizde keşfedilmeyi bekleyen büyük bir gücün varlığının işaretidir.
Demokrasilerde muhalefet, iktidarın alternatifi olabilme iddiasını taşır. Bunun yolu ise sadece eleştirmekten değil, topluma güven veren çözümler sunmaktan geçer.
Hicret; Hazreti Peygamberimizin Miladi 622 yılında Mekke'den Medine'ye kutlu yürüyüşünün adıdır.
Doğduğumuz anda aslında bir oyunun içine geldiğimizi biliriz…
Bayramlar; kırgınlıkların unutulduğu, sofraların birleştiği, insanların birbirine biraz daha yakınlaştığı zamanlardır. Ama ne yazık ki bu Kurban Bayramı'na girerken toplumun önemli bir kesiminin zihninde aynı soru dolaşıyor: