19 Nisan 2026, Pazar
16:13

Hoş Geldin Ya Şehr-i Ramazan

Ayların yorgunluğunu taşırken omuzlarda ufukta beliren o hilal. Gökyüzünü değil, karanlığa bürünmüş ruhlarımızı aydınlatmaya geldi. Takvim yapraklarının arasında bir yaprak değil. O; Rabbimizin biz kullarına uzattığı bir merhamet eli, kalplerimize serptiği inşirah suyudur. Her yıl Müslüman kalplerin heyecanla beklediği bu mübarek vakit gelişiyle hanelerimize bereket, gidişiyle yüreklerimize ince bir sızı bırakır. Bu sızı, ayrılığın hüznünden ziyade, o eşsiz huzur ikliminden ruhumuza bıraktığı ferahlıktır.

Ramazan geldi…

Tezgâhlar kuruldu, ışıklar yandı, hurmalar dizildi. Ama bu yıl o eski telaş yok çarşının üstünde. Esnafın yüzünde “bereket” değil, “bekleyiş” var. Vatandaşın elinde liste var ama kalbinde tereddüt.

AŞK MI SEVGİ Mİ?

Kalbimizin ritmini bozdu modern dünyanın insana dayatıları. Aşk ile sevgi arasındaki ince çizgi gün geçtikçe arası katılması zor bir uçuruma dönüşüyor. Bu derin uçurum modern insanın trajedisi olmakla kalıyor. Aşk insanı arzularına mahkûm etmiş, sevgi ise çıkarılmış yaşamdan. Birey anlık hazların kölesi haline getirilmiş. Bu durum aşkın derin dürtüler ve libidosunun sonucudur. Ancak sadece libido üzerine kurulan bir ilişki sevgiyi doğuramadan kendi içerisinde ölmesine sebep olur. Sevgi hiç de kolay değildir. Arzular bu denli hayatın merkezde olması, bizi biz yapan değerlerden uzaklaştırıp yok olmamıza zemin hazırlamaktadır.

Yapay Sevgi

ÜLKÜ VURAL
ÜLKÜ VURAL 07.02.2026

Yapay sevgi, insanın yüzüne bakıp kalbine dokunmayan bir hâl. Gözlerinin içine bakar ama içini merak etmez. “İyiyim” dediğinde rahatlar, “Değilim” dediğinde konuyu değiştirir. En çok da bu yorar beni.İnsanın anlaşılmaması değil… Anlaşılacak kadar aklaşılmaması.

Ekonomi nereye gidiyor?

Ekonomi dediğimiz şey rakamlardan ibaret değildir. O rakamların içinde sabahın köründe servise yetişmeye çalışan işçi de vardır, akşam pazar filesini yarı dolu götüren emekli de… Bugün “ekonomi nereye gidiyor?” diye sorduğumuzda aslında “biz nereye savruluyoruz?” demek istiyoruz.

Altın yine sahnede…

Rakamlar yukarı doğru tırmanırken ekranlara kilitlenen gözler, aslında sadece bir metalin değerini izlemiyor; endişenin, beklentinin ve güvensizliğin grafiklerini takip ediyor. Çünkü altın hiçbir zaman yalnızca altın olmadı. O, ekonomik tablonun sessiz ama en dürüst yorumcusudur.

BİR PENGUEN MASALI

Dünya yanıyor, insanlık kan ağlıyor, biz ise bir penguenin peşine takılmış gidiyoruz. Şaka gibi ama maalesef gerçek! Milyonlarca insan ekran başında, rotasını şaşırmış bir hayvanın adımlarını sayıyor. Doğasından sapan bir penguenin nereye gittiğini dert edindiğimiz kadar, kendi ömür yolculuğumuzun gayesini dert edinmedik.