MAKALELER
Uzman yazarlarımızın kaleme aldığı güncel ve bilgilendirici makaleler.
KAMERALI GEZEN BAŞKANLAR
Son dönemin siyaset sahnesinde, hepimizi yoran ve samimiyet testinden geçemeyen bir "moda" yükseldi: Kameralı gezen başkanlar. Artık ne zaman bir yöneticiyi, belediye başkanını veya siyasetçiyi sokakta, çarşıda, hatta bir taziye evinde görsek, refleks olarak şunu soruyoruz: "Bu anlık ziyaret mi, yoksa kurgulanmış bir 'halkla buluşma' sahnesi mi?" Zira, yöneticilik makamının ağırlığı, yerini ne yazık ki bir "reality şov" yönetmenliğine bırakmış durumda.
Kayserispor Samsunspor Dalgalarını Kıramadı
İlk üç puan, ilk galibiyet ve yeni teknik direktöre “hoş geldin” demek amacıyla Samsunspor’u ağırlayan Kayserispor, çok zor bir maçı çeviremedi.
Zan, Gerçeklik ve Yaratımın Gücü
Zannettiğin her şey, gerçeğinden uzaklaşır insan. Ben, kulumun zannı üzerindeyim, demiştim. O zaman zan ettiğin neyse, ben oyum; oradayım.
Sevgi dediğin şey…
Bazen bir tebessümde başlar, bazen bir bakışta, bazen de sessizliğin içinde yankılanan bir “ben buradayım”da.
Kırmızı-Beyazın Asil Dirilişi
Dün gece sahada sadece bir futbol takımı yoktu… Orada, her adımıyla bir milletin gururu, her pasıyla bir ülkenin umudu, her golüyle bir halkın yüreği vardı! Türkiye 4 – Gürcistan 1… Ama mesele sadece skor değil, karakterdi.
ŞAİRLER BİR MİLLETİN GÜCÜNÜ GÖSTERİR
Ne zaman şöyle bir soluklansam, köşe yazısı yazmaya otursam, aklıma hep büyüklerimiz gelir. Onların sözü, öyle süslü püslü olmazdı ama kalbe kazınırdı. Babam hep der ki, "Evlat, laf dediğin süs değil, giydiğin elbise değil, senin ta kendindir." İşte o yüzden, bu defa öyle havalı, öyle 'entelektüel' kelimelerden kaçıp, biraz toprağın diline, halkın tabirine dönelim istedim.
Türkiye Dünya Kupası’na Koşuyor
Hakan Çalhanoğlu, 101. maçında yüzde 100 performans ile Gürcistan’ın Dünya Kupası hayallerini bitirirken Türkiye’ye en iyi ikincilerinden biri olmanın yolunu açtı.
KAYSERİSPOR FATİHİ BAKİ ERSOY
Futbol, bazen bir oyundan çıkar, bir kader meselesi olur. Kayserispor'un son yılları da tam olarak buydu: Bir kaderin, bir lanetin ağırlığı. Borçların sarmaladığı, geleceğin temlik edildiği, adeta dibi görünmez karanlık bir kuyuya düşmüştü kulüp. O kuyunun dibinden gelen ses, çaresizliğin fısıltısıydı.